Salı, Nisan 8, 2007 - GELİN HANIM istedi, ben de yazdımmm.. Ebe tura 1,2, +> 29.387
Gidişim suskun olmuştu ama, dönüşüm böyle mi olacaktı he?
..
Ah ahhh, yaktın beni Lupita'm, senin için çiğ tavuk yerim mantığıyla yola çıkarak zaten yazıyorum bu soruları, yoksa değil Sevgilim, ANDREAS WİLSON bile gelse yazdıramazdı kimse bana bu soru-cevapları yeniden..(hihihi kandırıkçıyım, yazmadım kiii yazmadım kiii, Sojo'ma yazdıklarımdan kopya çektim, çırptımmm çırptımmm çalmak denmez ona).. Bu arada cümle içinde adı geçmişken başta "Ayşemgül"'ümle "b-OYA"'mın ağzının kulaklarına varması ve henüz onla tanışmamış olanlar için, Andreas arşivimin en nadide parçalarından birini gözler önüne seriyorum.. (bu kıyağı da herkese yapmam bilin sevildiğinizi)

Aslında gerçekten sevmiyorum bu ebe-sobe muhabbetlerini, senelerdir sobelenir dururum ve de kabusum olduğunu her fırsatta fışkırırım ama Lupita'cım sağolsun onu kırma olasılığım yok gibi bi'şey kendisi en yakın dostlarımdandır kimse üstüne alınmasın, "her ne kadar kendisi bana danışmadan benim b-OYA'ma nikah şahidim olur musun dese bilem yine de affediyorum onu"..
..Eee tabii o da haklı aslına bakarsak, ne de olsa benim o noktaya gelişime kadar kendisi 2 çocuk ve en az 7 torun sahibi olacağından, çok da fazla şarlama şansım olmuyor napalım, ne niyetimiz var zaten ne de girişimimiz diyerek bikaç sayfa önceki kıskançlıktan gözü dönmüş yazıma, dejavu yaşattırıp, bu sahifeyi de bloğumun tozlu raflarına koymaya karar vererek kapatıyorum bu kez çenemi söz valla...!
Daha ne kadar uzatabilirim beni tanıyıp da bilenler el kaldırsın..! 
Tabii bunları yazarken hiçbirinizin el kaldırmasını göremeyeceğim için bişey diyemem sanıyorsunuz, di mi? Hıh, öyle zannedin siz, bi kere hiçkimse olmasa bile Adem'in kesin bu konuya bir itirazı vardır, muhakkkak..!!!! Kendisi bloğumun isimsiz yorumcusu ve destekleyicisi olmasına rağmen, çok da güzel itiraz eder herşeye, di mi Adem? (bu kez yiyeceğim paparayı ben bile kestiremiyorum, neyse canım olsun, actionımız olsun epeydir kavga etmemiştik iyidir, zinde tutar insanı )
Neyse sustum tamam, gözümü ayıramadığım ve hala niye yeni kitlelere sunduğumu düşündüğüm Andreas resminden 2 dakka olsun sıyrılıp sorulara geçiyorum...
Evet yiiiivrim sorular gelsin..
(yaa bişey diycem, bu bloğa hakkaten birisi lazım, soruları yazacak, bana yardım edecek, ortalığı temizliycek, blogları gezecek, çayıma şeker katacak vs..vs..)
..
Gelsin gelmesine sorular gelsin de, bir daha gelmesin mümkünse, hayır beni gördüğü yerde geri gitsin, ben gördüm mü kaçacağım da bundan sonra çünkü, haberi olsun..
Daha önce yaşadığınız 3 şehir.. İstanbul, kısmen Bodrum.. 3.sü de Ankara olsa keşke :)
Tatil için önerdiğiniz 3 yer... Yalıkavak, Cunda, Şirince.. ya tabii tatil denince deniz, güneş, temiz hava, sakin kafa diyerek öneriyorum buraları..
Görmek istediğiniz 3 yer.. Çocukluğumdan beri hep isterim Doğu Beyazıt'a gitmeyi, biraz da ruhta seyyahlık pek bi alıp başımı gidesim geldiği dönemimdeyim yine, onun dışında bi Translyvania ve Nepal.. transilyvania da çocukluğumdan geliyor.. adam olmaya yakın da bi Nepal diyorum, he ne dersin? :)
Şimdiki mesleğiniz.. Her daim öğrenci :) onun dışında muhasebeci.. geleceğin mali müşavir aday adayı  
Dünyaya yeniden gelseydiniz yapmak istediğiniz meslek..
Sanırım ben oyuncu olmak isterdim, aynı zamanda oyunlar yazan bir oyuncu :) ya da inanılmaz güzel şarkı söyleyebilen bir şarkıcı.. ve de sanırım bir anne... o pek içimde kalıp gidecek belli oldu onun akibeti :)
Asla yapamam dediğiniz meslek.. Hımm.. Sanırım ben asla bir astronot olamazdım, fobik tarafım ağır basıyor bu konuda..
Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri.. Yani, oluşturan demeyelim de, ama temelin sağlam olması gerektiğini bu cümleyle kanıksamışımdır ben, senelerce kendi kendime yinelediğim ve kafamda yer etmiş beni kendime getiren önemli cümlelerden bir tanesi o halde..
"Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızlı çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.. -Don Herold"
Bir kitaptan ya da şiirden alınma en sevdiğiniz bölüm.. .... Yine aklıma Ümit Yaşar Oğuzcan geldi, benim için Özdemir Asaf vazgeçilmezdir aslında ama, Ümit Yaşar benim ilk aşkımdır, onunla aynı dönemlerde geçseydi gençliğim o Ayten yerine Ayça'm derdi eminim.. :) onun beynimin güncesinde hiç gitmeyen her okuduğumda aslında ezbere bildiğimi hatırladığım şaheserlerinden birini aktarıyorum öyleyse.. .. BEŞİNCİ MEKTUP... .. Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?
Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini… Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, Kanunlara saygı göstermesini, İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, Saadet bekliyor yaşamaktan.
Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak Göçüp gidiyor bu dünyadan.
İşte yaşamak maceramız bu. Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak Ve yaşayıp beklerken ölmek!
Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.
İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı, Yaşantımız özlemlerle güzel. Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; Seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; Seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, Yine seni özlediğim içindir.
Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
Eveeeeeeeeeeeeeetttt, ben tabii ki bu soruları yanıtlaması için diğer parçamı da göreve dahil ediyorum hemen,
-b-OYA Hanım b-OYA Hanım, sorularııııı al, sırayaaaaaa geç....
hadi bakiiiim göreyim seni.. nihohahahahah.. der ve çekilir sahneden...
bilen bilir... delidir ne yapsa yeridir bu Ayça'nın...
|